Borusan Boru 2025’te; 1,05 - 1,20 milyon ton aralığında satış hacmi, 1,6-1,8 milyar USD aralığında gelir ve %5 - %7 aralığında FAVÖK marjı kaydetmeyi bekliyor


Kamuoyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayınlanan şirket açıklaması aşağıda bulunuyor:

Yönetimin Değerlendirmesi

"2025 yılının ilk yarısı, küresel ekonomi ve çelik boru sektörü açısından hem belirsizliklerin hem de yapısal dönüşümlerin iç içe geçtiği bir dönem oldu. Gelişmiş ülkelerde enflasyon yavaşlama eğilimine girerken, küresel ticaret büyüdü. Ancak, ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimine yönelik “bekle-gör” yaklaşımı, jeopolitik gerginlikler ve ABD’nin tarife politikalarındaki belirsizlikler; ticaret akışlarını ve tedarik zincirlerini yeniden şekillendirme ihtiyacı doğurdu.
Küresel çelik boru pazarında, özellikle Latin Amerika ve Orta Doğu’daki enerji projeleri talebi desteklerken; ABD’de, çelik ve türev ürünlerine uygulanan %25-%50 oranlarındaki koruyucu tarifeler, özellikle OCTG ürünlerinde ithalat maliyetlerini artırarak yerli üreticilere fiyat avantajı sağladı. Türkiye’de ise, sıkı para politikasının etkisiyle iç talepte dengelenme sinyalleri görülürken; enflasyonist baskılar devam etti.
Borusan Boru olarak, yılın ikinci çeyreğinde; i) OCTG ürünlerindeki borularında tarife belirsizliği sebebiyle oluşan olumlu fiyatlama ortamı, ii) ilk çeyreğe kıyasla artan hacim, iii) maliyet düşürücü tedbirlerin etkileri, ve iv) etkin nakit yönetimi ile azalan net borç ve toplam borç içerisindeki TL bazlı finansal borcun gerilemesi neticesinde düşen finansman giderleri sayesinde güçlü bir operasyonel ve finansal performans sergiledik. Özellikle, Altyapı ve Proje iş kolundaki sevkiyatların katkısıyla, ilk çeyreğe kıyasla konsolide satış hacmimiz %26 ve gelirlerimiz %43 oranında arttı. FAVÖK marjımız ise, 2,4 puan artarak %7,9 seviyesine yükselirken, ikinci çeyrekte net kârımız 23 milyon $’a ulaştı.
Buna karşılık, 2025’in ilk yarısında; geçtiğimiz yılın yüksek baz etkisi dolayısıyla, satış hacmimiz %6 oranında düşerek 585 bin ton, satış gelirlerimiz ise %18 azalarak 775 milyon $ seviyesinde gerçekleşti. FAVÖK, 53 milyon $’a ulaşırken, net karımız 15 milyon $ seviyesinde kaldı. Bunun yanı sıra, etkin işletme sermayesi ve nakit yönetimi sayesinde, net finansal borcumuzu bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %41 oranında azaltarak 223 milyon $’a düşürdük.
Coğrafi gelir dağılımında, yurtdışı gelirleri, konsolide gelirlerimizin %82’sini oluştururken; ABD pazarı %68 ile en büyük paya sahip oldu. Segmentler bazında, en büyük katkı Altyapı ve Proje iş kolundan gelirken (%35); bunu Endüstri & İnşaat (%27),
Enerji (%25) ve Otomotiv (%13) iş kolu takip etti.
2025 yılının ikinci çeyreğinde oluşan olumlu trendin üçüncü çeyrekte de devam etmesini bekliyoruz. Bu çerçevede, 2025 yıl sonu beklentilerimizde herhangi bir revizyona gitmedik. Ancak, yılın dördüncü çeyreğinde, ABD pazarında, gözlenen olumlu fiyatlama ortamının normalize olmasını bekliyoruz. Yine ABD’de, çelik ürünlerinin ithalatında uygulanan tarifelerdeki olası değişikliklerin operasyonel karlılığa yansımaları yakınen takip edeceğiz. Türkiye operasyonlarında ise, enflasyon ile döviz kuru hareketleri sonucunda ortaya çıkan maliyet artışlarının, sektörün genel rekabetçiliği üzerinde önümüzdeki dönemde de olumsuz etkiler yaratmasını bekliyoruz.
Yılın geri kalanında, etkin maliyet yönetimi ve işletme sermayesi optimizasyonu yoluyla nakit akışımızı daha da güçlendirmeye odaklanacağız. Bu kapsamda, Haziran ayında paylaştığımız üzere, Türkiye’deki üç üretim lokasyonumuzu birleştirecek stratejik yatırım projemizi başlattık. Gemlik Kampüsümüzü, otomotiv, inşaat, endüstri ve enerji iş kollarına yönelik tüm faaliyetlerimizin entegre edildiği, yüksek operasyonel verimliliğe sahip, stratejik bir merkez olarak konumlandıracağız. Böylece kârlılığımızı da artırmayı hedefliyoruz. Sürdürülebilirlik alanında ise, Avrupa Birliği’nde 1 Ocak 2026 itibarıyla geçiş süreci tamamlanacak olan Sınırda Karbon Düzenlemesine (CBAM) uyum çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz."

1Y 2025 Döneminde Öne Çıkanlar

1Y25’te, satış hacmi bir önceki yıla kıyasla yaklaşık %5,6 oranında daralarak 585 bin ton seviyesine ulaşmıştır.
Bu dönemde satış gelirleri, ihracat pazarlarındaki zayıf talep ve rekabetin fiyatlama üzerindeki süregelen baskısı ile birlikte yıllık bazda %17,7 oranında düşerek 774,6 milyon $ olmuştur.
Global pazarlardan elde edilen satış gelirinin güçlü seyri devam ederek %82 seviyesinde gerçekleşmiştir. Gelirin bölgesel dağılımına bakıldığında, %68 ile en yüksek pay ABD pazarına ait iken, ABD’yi %17’lik pay ile Türkiye satışları izlemiştir. Diğer bölgelere yapılan satışların toplam satışlar içindeki payı ise %15 seviyesindedir.
1Y25’te, iş kolları bazında konsolide gelire en büyük katkıyı %35 ile altyapı & proje iş kolu sağlamıştır. Onu sırasıyla;
%27 pay ile endüstri & inşaat, %25 pay ile enerji ve de %13 pay ile otomotiv iş kolları takip etmiştir.
2Ç25’te; süregelen sıkı maliyet tedbirleri sonucu, 1Ç25’e kıyasla düşen üretim maliyetleri sayesinde operasyonel karlılık artmıştır. Yine de, yılın ilk yarısında operasyonel karlılık; geçen yılın aynı dönemine kıyasla bilhassa Türkiye’deki enflasyonist ortam, faaliyet pazarlarındaki talep baskısı ve fiyatlama zorluklarından olumsuz etkilenmiştir.
1Y25’te FAVÖK geçen yılın aynı dönemine göre %37,6 oranında azalarak 53,5 milyon $ olurken, FAVÖK marjı ise 2,2 puan düşerek %6,9 olmuştur.
Şirket, 17,2 milyon $ Vergi Öncesi Kar (1Y24 Vergi Öncesi Kar: 31,4 milyon $) ve 14,9 milyon $ Net Kar (1Y24 Net Kar:
20,3 milyon $) kaydetmiştir.
Güçlü finansal disiplin ve işletme sermayesi yönetimi ile Net Finansal Borç 222,7 milyon $’a düşerken, Net Finansal Borç/FAVÖK çarpanı ise 3,2X olmuştur



2Ç25’te, bilhassa ABD pazarına hakim olan pozitif fiyatlama ortamı ve tüm fabrikalarda uygulanan operasyonel verimlilik çalışmaları sonucunda artan karlılık dolayısıyla, beklentiler paralelinde finansal sonuçlar kaydedilmiştir.
Pozitif trendin, 3Ç25’te de sürmesi beklenmektedir.
4Ç25’te ise; ABD pazarında, OCTG ürünlerinde gözlenen olumlu fiyatlama ortamının normalize olması beklenmektedir.
Yine ABD’de, çelik ürünlerinin ithalatında uygulanan tarifelerdeki olası değişikliklerin operasyonel karlılığa yansımaları yakınen takip edilecektir. Türkiye operasyonlarında, enflasyon ile döviz kuru hareketleri sonucunda ortaya çıkan maliyet artışlarının, sektörün genel rekabetçiliği üzerinde önümüzdeki dönemde de olumsuz etkiler yaratması beklenmektedir.
Bu aşamada 2025 yıl sonu beklentilerinde herhangi bir revizyon yapılmamaktadır.
Yılın geri kalan dönemine ilişkin öngörüleri doğrultusunda Borusan Boru 2025’te; 1,05 - 1,20 milyon ton aralığında satış hacmi, 1,6-1,8 milyar $ aralığında gelir ve %5 - %7 aralığında FAVÖK marjı kaydetmeyi beklemektedir.
Beklentiler normal şartlarda yılda dört kez, çeyrek dönem finansal sonuçlarla paylaşılmaktadır

https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/1479476

İlgili Hisseler